5 Aralık 2010 Pazar

DÜŞSEL GERÇEKLER

Hani gerçeklikle düşler arasında ince bir çizgi vardır ya...Bazen gerçeklerle düşler ayrı ayrı yaşanır.Belki bazen de gerçeklerden kaçmak için düş kurulur...Aslında bu 2 kavram arasında bir geçiş kapısı var bana göre.Anahtarınız varsa 2 tarafa da girip çıkabilirsiniz kolayca...

Peki siz bu bahsettiğim durumun neresindesiniz? Yani ne sıklıkta hayal kurarsınız ya da kurar mısınız?Yoksa hayatın size sunduğu tüm görüntülere razı olup, gerçeklerin içinde boğuluyor musunuz?Yüreğiniz katılaşmış,rutin olan hayatınızdan bunalmış ama napıyım bu da benim kaderim diyerek birbirinin tekrarı günleri mi kovalıyorsunuz?

Bu günlerde okuduğum ve çok etkilendiğim bir kitap var. Stefano E. D'anna nın yazdığı TANRILAR OKULU...

Diyor ki; " düşleyin düşleyin düşleyin" " düş , var olan en gerçek şeydir."

"Önünüzde gelecek varken , geçmişle uğraşmayın.Ama geleceği de yeni bir eski geçmiş yaratmak için yaşamayın.Onu şekillendirin,bu kez şekillendirin.Geçmişinizin tekrarlarından kurtulun."

Ve yine diyor ki ; "herkes ,kuvvetle inandığı  ve düşlediği bir şeyin hep gerçekleştiğini görür."
"kendi sınırlarını görmek, kendini onlardan kurtarıp özgür olmak demektir"

"seni çevreleyen gerçekliğin asıl yaratıcısı sensin!ancak bunu unuttun"

Tabii daha çok çok söz ve etkileyici bakış açıları var kitabın içinde...İlginizi çekerse alıp okuyabilirsiniz elbette..

Benim son olarak söyleyeceklerim ise şöyle,  düş yada hayal kurmak , insanın kendini gerçeklerden soyutlaması değil bence...bizlere hep öyle öğretildi.Çocuklar mesela ne kadar saflar ve ne çok hayallari vardır. Düşlemek , kendini herkesten ve herşeyden soyutlamakta değil. Beynimizde güzel ve olumlu görüntüler oluşturup bir sonraki anımızı etkilemek belkide.

Yaşamımızın içinde olalım ama düşte kuralım.Ve tabii düşlerimizi gerçekleştirelim. Ben buna düşsel gerçekler adını koydum.Hepinize biraz gerçek ve biraz da hayal dolu günler diliyorum...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder