20 Aralık 2010 Pazartesi

SES VE SESSİZLİK

 Geçen yazılarımın birinde kokulardan bahsetmiştim hatırlarsanız. En sevdiğiniz,vazgeçemediğiniz kokular nelerdir diye sormuştum hani...

Şimdi sıra seslerde...Bugün de sesleri yazmak,ses üzerinde düşünmek,düşündürmek istiyorum.Gün içinde ne çok ses duyuyoruz farkındaysanız.Sevdiğimiz seslerin yanısıra sevmediğimiz uğultular,gürültülerde çok...

Ama ben sevdiğimiz ve kulağımıza hoş gelen sesleri düşünmeyi ve yazmayı tercih ederim.Mesela,

Su sesi...her tür su.Musluktan akan sudan okyanusun suyuna kadar ne olağanüstü bir tınısı var değil mi?

Ya kuş sesi...Gözlerinizi kapatın ve ormanın içinde kuşların şarkılarını,cıvıltılarını duyun sadece.

Ve yine rüzgarın uğultusuna kulak verin sessizliğin içinde.Tüm benliğiniz dolsun bu seslerin yankılarıyla..

Minik bir kuzunun sesini ve ince titrek bir şekilde meleyişini duydunuz mu hiç, ne kadar masumdur...

Araba kullanmayı sevip te motorun çıkardığı sesi sevmeyen var mıdır acaba?

Peki fotoğraf çekerken deklanşöre bastığınızda oluşan ses, bu benim en sevdiklerim arasındadır..

Sevdiğimiz insanların ses tınılarına da bağımlıyızdır farkında olmadan...Sevdiklerinizin seslerini özlediğiniz olur mu? Benim olur...

Aslında her insanın olduğu gibi her sesin de bir titreşimi var ve biz kendi titreşimimize uygun sesleri sevip diğerlerini reddediyoruz bana göre...

Peki şu ana kadar hep yeryüzü seslerinden bahsettim.Kara üzerindeki,toprak üzerindeki seslerden.Ya göğün üstündeki ve denizin derinliklerindeki sesler...Ya da uzayın derinliklerindeki boşluğun sessizliği...

Uçaktayken çok yükseklerde sadece sessizlik hakim. Ve yine suyun derinliklerinde tüm sesler kayboluyor.Sakin ve huzurlu.Tüm dünyadan bağınız kopuyor...İşte tam da bu anda sessizliğin sesi mevcut.Belki de en güzel ses, duymasını bilene tabii ki...

Hadisizde bugün için , şu şehrin şu karmaşanın içinden uğultudan biraz öteye kaçın...Sevdiğiniz seslere tınılara kulak verin...

Duymak,koklamak,görmek,hissetmek...Ne kadar da insana ait ve insana dair duyular ve duygular öyle değil mi?

4 yorum:

  1. Sevdiğimiz insanların sesleri hele o insanlar artık hayattan gitmişlerse kulağımızdan gitmiyor Sevil'ciğim, insan unutamıyor rüyamda bile mesela babamın, annemin seslerini aynen duyuyorum...kedilerin mırıltılarını da çok seviyorum, piyano sesine bitiyorum...
    Emeğine sağlık.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tam 1 yıl sonra senin bu yorumunu tesadüfen görmeme ne demeli Müjde Ablacım😊ben nasıl olmuşta atlamışım görmemisim hayret, nolur kusura bakma,genelde çok hızlı cevap veririm..
      Haklısın hayatta olmayan sevdiklerimizin sesleri hep kulağımızda,ben de hep babamın sesini duyuyorum.
      Ah evet piyano sesi kedilerin mırıltıları harika sesler 😊Sevgiler Ablacım ❤

      Sil
    2. Ben de cevabını tesadüfen gördüm:)))
      Şimdi eski yazılara gelen yorumlar arada kaynıyor kendimden biliyorum, benim de bir yıl sonra farkettiğim birkaç yorum olmuştu senin değil başka arkadaşlarımdan insanız, gözümüzden kaçıyor....hiç önemli değil, ne kusuru? Bak kalp kalbe karşıymış benim hafızam malum...bu yorumu yaptığımı hatırlamadım bile ve senin ilk yazını merak edip geldim:) ve bu ne hoş bir tesadüf senin bu inceliğin, zerafetinle karşılaşmam için gelmişim demek ki...
      Benden de sevgiler ♥

      Sil
    3. Müjde Ablacım hoşgeldin😊yıllar önceki bir yazıma yaptığın yorum icin ve tekrar cevabımı gördüğün için mutluyum şu an🤗Kalp kalbe karşıymış hakikaten.
      Ben de çok yoğun bir gün geçirmistim ve simdi burada senin yorumunu gördüm ne güzel❤
      Evet bazen atlıyoruz işte dediğin gibi.
      Çok teşekkür ederim Ablacım. Sevgilerimle❤

      Sil