BOŞLUK
Boşluk neden var? Sahi boşluk nedir ve nasıl doldurmalıyız
ki onu?
Doldurmazsak orada duracak ve hep dolmayı bekleyecek…Git
desen gitmeyecek, arada unutmuş gibi yapsak bile en ummadığımız anda kendini
gösterecek.
Dolmadığı için huzursuz mu yoksa halinden memnun mu hiç
bilemeyeceğiz maalesef.
İşin kötü yanı ise bir boşluğu ne ile doldurmamız
gerektiğini bilemememiz…O his, o duygu öylesine hülyalı ve baskıcı bir şekilde
saracak ki bedenimizi, zihnimizi, ruhumuzu onunla baş edemeyeceğiz ve depresyon
hırkamızı giyip uzak ülkelere gitmenin hayalini kuracağız uzun zamandır
silmediğimiz penceremizden ufka bakarak.
Başka bir yaşamda, başka bir zamanda, başka bir ülkede,
başka bir bedende, başka başka kişilerle ve koşullarla var olsak kendimiz nasıl
olurduk ve boşluk yine olur muydu bunu düşüneceğiz ve bulunduğumuz andan
durumdan keyif alamayacağız tabii ki, çünkü buradaki boşluk bizi köşeye
sıkıştırmış durumda, öyle düşünüyor, öyle hissediyoruz.
Bir ara internette gezinip öğrendiğimiz kısa videolardan
sonra atalarımızı suçlayacağız bir dönem. Hangi atamızın defosundan dolayı
böyle bir boşlukla yaşamaya mahkum edildik diye hayıflanıp epey bir süre kurban
rolüne bürüneceğiz ve boşluk daha da büyüyecek.
Sonra başka videolardan edindiğimiz yeni, taze bilgilerin ardından kimlerin bizi manipüle
ettiği ile epey meşgul olacak zihnimiz, sanki kendimiz hiç kimseye hiçbir şey
dememiş ya da yapmamış gibi masumlaşacağız epeyce bir zaman ve sonra gittiğini
sandığımız boşluk daha da büyümüş bir şekilde gelecek ve içimize oturacak.
Sahi bir boşluk ne ister naif yüreklerden, tatlı ruhlardan.
Acaba bu ruhlar bir yerlerde güçlerini kaybetmiş ve edilgenleşmiş olabilirler
mi? Ya boşluğun beklediği şey o kişinin onu bunu suçlamak yerine kendi gücünü
eline almasıysa. Ya oturduğu yerden hayaller kurmak yerine o ülkelerden en
azından birine gitmek için çabalamasıysa.
Ya atalarını suçlamayı bırakıp kendini fethetmesi
gerektiğiyse ya da kendi gölge yanlarını fark etmesi ve yine de kendini
sevmesiyse.
Boşluğun böylesine inatla durması ve gitmemesinin nedeni
senin kendini görmeni sağlamaksa…O zaman kendi boşluğunu sevip sarılmaz mıydın
ona söylesene.


22 Yorumlar
Çok güzel bir yazı.kısa ve etkii
YanıtlaSilÇok teşekkür ederim Ablacım💜
SilEvet, boşluğumu sevip sarılırdım o zaman.
YanıtlaSilMecburen öyle yapacağız galiba:)
Silamanin olmasın boşluk :)
YanıtlaSilaman amann olmasınnn:)
SilBeautifully written. I love how you explore the void not as an enemy but as a messenger. Sometimes emptiness really does push us to look inward and reclaim our own power...
YanıtlaSilThank you very much, your comment is very nice.
SilYou're right, sometimes emptiness allows us to do meaningful things.
p/s just telling you, i'll be in Turkiye by the end of this month ;-)
YanıtlaSilWellcome to Turkey:) I live in Ankara :)
SilExcelent and wise reflection.
YanıtlaSilThanks for your nice comment:)
SilNeyse ki boşluk hissini pek duymuyorum 😊
YanıtlaSilNe güzel bu hissi duymaman:)
Silne kadar doğru bir nokta, kendimize dönüp kendimizi fark etmeliyiz önce iyi kötü yanlarımızla sevmeliyiz bizi biz yapan her şeyle...
YanıtlaSilEvet ònce kendimizi fark etmeliyiz her şeyimizi sevmeliyiz ki boşluk dolabilsin değil mi...
SilYine kendimi bulduğum yazılarından biri. O kadar güzel yazmışsın ki, her cümlesi hoşuma gitti. ''Boşluk'' Bazen ne olduğunu anlamadığım, tarif edemediğim bir şey kendi hayatımda😊
YanıtlaSilKalemine sağlık canım😍
Beğenmene çok sevindim canım :) Boşluk duygusunun tam tarifi yok sanırım ama orada duruyor ve biz onu hissediyoruz:)
SilTeşekkürler canım:)
“Boşluk” dediğin şey tam bir ontolojik paradoks aslında. Heidegger görse varlık ile hiçlik arasındaki gerilim diye not düşerdi, Sartre ise özgürlüğün laneti derdi. Bizse gündelik hayatta onu depresyon hırkasıyla eşleştirip pencere camındaki lekelerle birlikte seyrediyoruz.
YanıtlaSilAncak ironik olan şu ki, boşluğu doldurmaya çalıştıkça daha da büyüyor. Tıpkı kapitalizmin eksiklik yaratıp tüketimle doldurma döngüsü gibi. Ataları suçlamak, manipülasyon videolarına kapılmak, hepsi boşluğun kendini yeniden üretme stratejisi. Yani boşluk kendi PR’ını yapıyor resmen. Belki de mesele boşluğu doldurmak değil, onunla diyalektik bir iletişim kurmak. Gölge yanlarımızı fark edip, boşluğu bir düşman değil bir ayna gibi görmek. Çünkü boşluk aslında gitmemek için var, bizi kendimize döndürmek için.
Kesinlikle bir paradoks, her cümlenize katılıyorum...Bizde ki zuhur etmiş hali lekeli camlardan gökyüzüne ulaşma isteği.
SilDoldurmaya çalışsan büyüyor döngü hiç bitmiyor. Boşluğu fark etmek bir tuzak gibi adeta sarmalın için de dönüp duruyoruz kimi suçlasak olmuyor. Zaten popüler kişisel gelişim stratejileri de işe yaramıyor.
Ve evet ne güzel demişsiniz boşluk kendi PR ını yapıyor :) Umarım hepimiz kendimize döneriz...
Yorumunuz için teşekkür ederim.
Yankı. iyi bilirim..
YanıtlaSilTanıdık bir duygu değil mi?
YanıtlaSil