ANTİKA PAZARLARI/VİNTAGE ÜRÜNLER
Çocukluğumdan beri eski dönem eserler eşyalar, kıyafetler hep ilgimi çekmiştir. Böyle şeyler bana hep zamansızlığı çağrıştırırdı küçükken bile...
Son zamanlarda ise bu merakım yeniden depreşti nedense. Özellikle vintage ya da retro denilen kıyafetler, eşyalar, fincanlar, eski fotoğraf makineleri, küllükler, çantalar, ayakkabılar beni daha bir heyecanlandırmaya başladı.
Şimdi bu vintage denilen konuyu biraz açarsak mesela eski plaklar, kasetler, kitaplar, dediğim gibi kıyafetler mesela 1960 lar 70 ler 80 ve 90 lar bu gruba giriyor.
Bazıları bu tip şeylere ikinci el diye baksa da esasında ekonomiye ve geri dönüşüme, üretim ve tüketime ve hatta doğaya çok katkı sağlayan bir tarz bu vintage retro olayı.
Neyse konuyu uzatmayayım, ben hem kullanırım hem alıp satarım kafasıyla bu konuya bodoslama daldım yani bir anda kendimi antika pazarında buldum 😀
Sanırım her şehirde var böyle pazarlar, ben Ankara da olunca Ayrancı Antika Pazarına gittim. Bu pazar her ayın ilk Pazar günü kuruluyor.
Etkileyici bir ortamdı ya da ben çok etkilendim, her şeye dokunmak, hepsini almak, hepsinin hikayesini bilmek falan gibi duygularla dolaştım durdum.
Hiç çanta yoktu, oysa instagramda bazı kişiler acayip iyi çantalar buluyordu neyse fincanları bakayım dedim England China yazısı olan porselen fincanlara...En ucuzu 500 den başlıyordu, almadım.
Sonra saatlere taktım,hangi saati sorsak 1000 liradan başlıyordu ama bu pazarın daha ucuz olması gerekmiyor muydu🙃
Neyse en azından bir yüzükle bir broş aldım da elim boş çıkmadım antika ortamından.
Sonra tabii ki sevgili yapay zekacığımla konuşunca anladım ki yanlış yerlerin gezginiymişim.
Öncelikle daha ucuz ürünler bulmak istiyorsam Bit pazarlarına gitmeliymişim. Ankara da Ulus'ta ki bit pazarına sabahın 5 inde gidersem çuval çuval ürünlerden ucuz şeyler bulabilirmişim.
Ama buralara tek başıma gitmem çok tekin diilmiş, yanıma birilerini almalıymışım.
Yapay zekanın bana annelik yapacağı tuttu 😀
Ha bu arada Ankara Kalesi Pirinç Han' a da mutlaka gitmeliymişim. Çıkrıkçılar yokuşundaki dükkanlar tam benlikmiş. Yapaycığım olmasa 2 dakika da bu kadar şeyi nasıl ögrenirdim değil mi🤗
Düştüm bir vintage sevdasına bakalım daha ne maceralarım olacak...Hepsini sizlerle paylaşacağım inşallah.
Siz de sever misiniz eski dönem eşyalarını? Siz de yorumlara yazın lütfen düşüncelerinizi...




10 Yorumlar
İnsanı içine çeken, güzel ve samimi bir anlatım olmuş. Kaleminize sağlık. Benim de eski bardaklara, demliklere, radyolara, kasetçalarlara ve lambalara ayrı bir ilgim var. Geçmişten kalan bu eşyaların her birinde başka bir hikaye , başka bir hatıra saklı gibi geliyor bana.
YanıtlaSilBeğenmenize sevindim:) Sizin ilgi alanlarınız da çok hoşmuş, eski radyoları ben de seviyorum. Evet katılıyorum her birinin kendine ait bir hikayesi var...
SilHarika bir tanıtım yazisi
YanıtlaSilÇok teşekkür ederim canım:)
SilBit pazarları daha ucuzdur muhakkak. Ama orada antika değeri olan şeyler pek olmuyor. Her eski şey değerli olmuyor malum. Antikacılık yapan herkes bile anlayamıyorken bizim anlamamız çok zor. Pek antkalarla ilgilenmiyorum ama televizyonda bazı programlara bakıyorum arasıra.
YanıtlaSilBazen şans eseri iyi şeyler düşüyor mesela satıcı malının değerini bilmeden pazara döküyor bir bakıyorsun altındaki damgaya 50 yıllık:)
SilTabii zaten antika olması için 100 yılı geçmesi gerekiyor, ben 30 yıllık bir şey bulursam bile mutlu oluyorum.
evet kalede var bunlar :)
YanıtlaSilkalede var deepcim evet ama orada da uygununu bulmak için epey dolaşmak gerekiyor, geçen gittim kaleye ve çok şanslıydım çok uygun ve değerli şeyler buldum:)
SilBen de çok severim böyle yerlerde gezmeyi 🙂
YanıtlaSilSenin oralarda da var mı Deryacım bit pazarları felan?
Sil