13 Haziran 2019 Perşembe

PRAG GÜNLÜKLERİ


  Herkese Merhaba    


Bugün sizlere ,Orta Avrupanın önemli şehirlerinden biri olan Prag seyahatimden bahsetmek istiyorum.Gittim,gördüm,gezdim ve geldim.Tek kelimeyle bayıldım,olağanüstü bir havası var,masalsı ve çok huzurlu bir şehir.






Burası şehrin en güzel yerlerinden biri olan Vltava Nehrinin  üzerindeki meşhur CHARLES KÖPRÜSÜ ( KARL KÖPRÜSÜ). Şehrin Old Town dediğimiz tarafında bulunuyor. Üzerinde 30 kadar Azizin heykeli var. Ve genelde her heykelin yanında bir ressam ya da hediyelik eşya satan birileri mevcut. Burası aşırı turist akınına uğrayan en popüler yer diyebilirim.






Köprünün üstünde ise bu enfes manzara ile karşılaşıyorsunuz.Şehrin her yerini doya doya seyrediyorsunuz.







Prag' a kadar gelip te KAFKA MÜZESİ ne uğramamak olmaz elbette.Kafka'nın el yazıları,mektupları ve günlükleri var burada ve ışıklı bir görselle geziyorsunuz içeriyi..Kapıda meşhur İşeyen Adamlar Heykeli ve biraz ileride Kafka Shop Center var,kupa ya da kitap ayıracı almanız için..


Şehrin her yerinde Tramvay var ve gideceğiniz yerler için çok uygun bir ulaşım aracı.Onun haricinde metro ve otobüsler de var elbette.





JOHN LENNON DUVARI çok meşhur burada ve herkes duvarın üzerine bir şeyler yazıyor. Burası çok hoş bir sokağın içinde, sevgi ve barışı temsil ediyor ,graffitilerle süslenmiş ve isteyen herkes duvara yazı yazıyor .Ben de kendimden bir parça bıraktım bu güzel duvarın üzerine..







Ve PRAG KALESİ,1400 yıllarında yapılmış çok eski bir kale ve içerisi muhteşem bir tarihti,hayran kaldım, gördüğüm en muhteşem kaleydi diyebilirim .İçeride bahçeler, kiliseler, katedraller var ,sanki kendi başına bir şehir. En az yarım gününüzü ayırmanız gerekiyor burayı gezmek için.






Bu gördüğünüz ise ASTRONOMİK SAAT.. Prag'ın en önemli sembollerinden biri.1400 lü yıllarda yapılmış ve hala çalışıyor.12 burcun sembolleri var üstünde. Saat başı animasyon oluyor, saatin üzerindeki heykeller hareket ediyor. Heykellerden biri ölümü, diğeri parayı,bir diğeri kibri, diğeri zevki anlatıyor ve 12 havari geçişiyle animasyon bitiyor.





Bu  bina  ise ULUSAL MÜZE BİNASI .Prag'ın en güzel binalarından biri olarak kabul ediliyor. İçini gezmek için zamanım olmadı maalesef ancak mimarisinin Neo Rönesans dönemine ait olduğu söyleniyor.





  Prag'ta  hep bir masalın içinde hissettim kendimi ve bu masal hiç bitmesin istedim.Her yer eski ve çok tarihiydi.Para birimleri Kron ve bizim liranın 4 katı değerinde.Aslında kendilerine has bir yemekleri yok.Gulaş isminde bir et yemeği yiyorlar ama o Macarlara ait bir menü..

Onun dışında bol bol pizza, hot dog,değişik ekmekler yiyorlar ve bira içiyorlar. Biraları sudan ucuz ve çok hafif, çok güzel tadı var. Bir de böyle halka halka yenen bardak şekline tatlıları var, çikolatalı olanı çok güzeldi.Adı TRDELNİK TATLISI.İçine dondurma ya da meyve koyulup yenebiliyor.Yapılışı ve şekli aşağıdaki gibi.



Havası, suyu, kızları çok güzel olan bu şehirde insanların %80 i Ateist .Birçok insan her gün yürüyüşe çıkıyor, paten kayıyor, bisikletle geziyor ve çok fazla insan köpek besliyor ve köpekleriyle tramvaya binebiliyorlar.

Biz orada yaşayan yeğenimin evinde kaldık; sağolsun bizi çok güzel ağırladı ve bir tur rehberi gibi çok güzel gezdirdi.Kendisine burdan tekrar teşekkür ederim .

Rahat, huzurlu, güvenli ve keyifli bir şehir Prag..Ben çok sevdim ve hiç gelmek istemedim,tadı damağımda kaldı diyebilirim:)

Tek sorun biraz kendi hallerinde,mesafeli insanlar,kimse kimseyle ilgilenmiyor,çoğu İngilizce bilmiyor ya da konuşmuyor turistik yerler hariç.Ama sorduğunuz sorulara nazikçe cevap veriyorlar.

Giderken yaşadığım en büyük sorun  ise Vize almak için çektiğim sıkıntı oldu, çok zor vize veriyorlar.

 Ulaşım da ise İstanbul'dan  2.5 saatte Prag'a ulaşabiliyorsunuz uçakla..Ben  Ankara aktarmalı gittiğim için zamanımın büyük bölümü havaalanlarında geçti.



Bir tek denk getirip içini gezemediğim yer Nazım Hikmet'in de sık sık gittiği SLAVİA KAFE oldu,uzaktan bakabildim maalesef..O da bir başka zamana inşallah :)

  
        
    Oğlumun şehirle ilgili yorumu ise bence bir çocuk gözüyle en güzeliydi." Anne burası ne kadar özgür ve güvenli bir şehir,insan kendini çok rahat hissediyor ,dedi :)

Herkese tavsiye ederim,imkanı olan herkesin görmesi gereken ülkelerden biri Çek Cumhuriyeti..

Sevgiyle kalın, kimsenin moralinizi bozmasına izin vermeyin ...


22 Mayıs 2019 Çarşamba

İLK YARDIM



İnsan neden yazı yazar ? başlıklı yazımın ardından bir arkadaşım aradı ve " neden epeydir yazmıyorsun?" dedi..

Kendimle kavga ediyorum o yüzden yazamıyorum bu sıralar , dedim..Gülüştük.

"Aman dikkat, kavga sırasında yara alma " dedi bana.

Evet insan kendiyle kavga da eder,çatışır da, barışır da..İnsanız hepimiz Homo Sapiens' iz neticede..Evrimsel süreçte tek derdimiz mutluluğa ulaşmak ve gelişmek değil mi..

Yara almak,yaralanmak demişken yaklaşık 4 aydır İlk Yardım Kursuna gidiyorum.Aslında Radyoloji mezunuyum ve üniversitede bu dersi aldım ama aradan yıllar geçti  ve ben bilgilerimi tazelemek istedim. Ve bugün de kurstan mezun oldum..

Çevremde bu kursa gidemeyen arkadaşlar öğrendiklerimi blogumda yazmamı istediler..Ben de onları kırmayarak bazı önemli konulardan özet geçmek istiyorum ilgilenenler için.




1-Mesela çoğu kişinin başına gelen SOLUNUM YOLU TIKANIKLIĞI konusu var.Yani yenilen bir şeyin yemek borusu yerine soluk borusuna kaçması meselesi.
 
 TAM TIKANMA

  Kişi nefes alamaz,konuşamaz,morarmaya başlar.

  Yapılacak İlk Yardım ; Öksürmeye teşvik edilir ve HEİMLİCH MANEVRASI uygulanır.
  Yani; önce kişi ayakta ya da otururken hafifçe öne eğilir ve 2 kürek kemiği arasına 5 kez vurulur.

  Çıkmadıysa ,arkadan sarılarak gövdesi kavranır.2 elinizi yumruk şeklinde birleştirerek göğüs kemiği ucu ile göbek arasına yerleştirin.Yukarı doğru 5 kez bastırın.

 Kaçan cisim çıkana kadar bu işlemleri sırasıyla uygulayın..İnternete Heimlich Manevrası diye yazarsanız uygulamayı daha ayrıntılı görebilirsiniz arkadaşlar..

2-HAYVAN ISIRMALARI VE BÖCEK SOKMALARI

Kedi ve köpek ısırmalarında o bölgeyi sabunlu su ile 5 dakika yıkamanız gerekiyor daha sonra bir sağlık kuruluşuna gidebilirsiniz aşı gerekli mi diye..

Arı Sokması olduğunda şişlik kızarıklık kaşıntı olur  genelde .Çok ileri hassasiyeti olanlar hemen hastaneye götürülmeli ancak genel arı sokmalarında mümkünse iğne bir kartla kazıyarak çıkarılabilir.


   
Soğuk uygulama yapılır ancak kesinlikle amonyak kullanılmaz.Ağız içi sokmalarında kişinin hemen buz emmesi sağlanır,solunum yolu tıkanabilir diye tıbbi yardım istenir.

Kene Isırması nda belirtiler ateş,ağrı,iştahsızlık olabilir ve 3 gün içinde kendini gösterir.İlerleyen günlerde kusma,ishal,yüzde kızarıklık,burun kanaması olabilir.

Eğer çıkarılabiliyorsa kene ezilmeden,koparılmadan cımbız yardımıyla sağa sola sallanarak çıkarılmalı,hemen bir sağlık kuruluşuna gidilmelidir.

    Şimdilik  sıklıkla rastlanılan bu konulardan bahsedeyim dedim..Daha çok fazla konu var,kanamalar,zehirlenmeler,bilinç kaybı,solunum durması,kırık çıkık,yanma ve donmalar ..gibi

     Ama biliyorsunuz konsept olarak kitaplar,fotoğraflar,aforizmalar ağırlıklı  yazıyorum..Bu konu ilginizi çeker ya da devamı ile ilgili istek olursa eklemeler yaparım daha sonra..Ya da özellikle merak ettiğiniz konu hakkında mail atabilirsiniz bana,seve seve anlatırım bildiklerimi.

      Kursta öğrendiğim en önemli şey ise her insanın mutlaka ilk yardım tekniklerini bilmesi gerektiği oldu,çok hayati bir konu çünkü.

     İlerleyen günlerde bir Yurt dışı seyahatim olacak kısmetse..Gitmeden yazmak istediğim bir iki kitap özeti var yetiştirebilirsem.Ve tabii gelince de gezdiğim gördüğüm yerleri anlatırım diye düşünüyorum..

    Hepinize sağlıklı keyifli kendinizle az kavga ettiğiniz günler dilerim dostlarm :)
    Sevgiyle  Düşle




 

9 Mayıs 2019 Perşembe

İNSAN NEDEN YAZI YAZAR?

İnsan neden yazı yazar?

İçini dökmek için mi  yoksa içini dökecek birini bulamadığı için mi?

Söyleyemediklerini, konuşamadıklarını kağıda aktarmak mı yoksa sebep?

Yalnızlıktan da olabilir, konuşur durur herkesle ama aslını kimseye gösteremez,

ya da o aslı kimseler tam anlayamaz

Paylaşmakta ister elbette fikirlerini ,

O fikirler uzaklarda bir tek kişinin frekansıyla bile  uyuşsa  bundan mutluluk duyar...

Sonra bazen sebepsiz ilham perileri gelir

hem de en olmadık zamanlarda; yemek yaparken  ya da araba kullanırken mesela...

E yazmasa olmaz tabii, hemen kağıda kaleme sarılır,

Çok mutluyken mesela , en güzel cümleler dökülür kalpten ve süzülür gelir kalemin ucuna...

Sonra acı çekerken ya da çok severken yoğunlaşır duyguları,çıkıverir kelimeler

Bense tüm bu durumların hepsinde her zaman yazarım...

Karanlıkta kaybolduğumda yolumu bulmak için

Yalnızlık tünelinde bir ışık ararken gözlerim

Bazen öylesine içimden geldiğince

Konuşamadığım zamanlarda, kendimi anlatamadığımda

Ve sizlerle paylaşmak , çoğalmak istediğimde

Basarım klavyeye hem yazarım hem çizerim...




peki siz neden yazıyorsunuz ?









27 Nisan 2019 Cumartesi

AFORİZMALARIM



 Epey oldu sanırım kendimce yazdığım özlü sözlerimi paylaşmayalı; biliyorsunuz ben bunlara Aforizma diyorum, günümüzde özdeyiş ya da vecize de deniyor.

  Duygular,düşünceler yoğun yaşandığında ya da bir deneyim sizi çok yorduğunda birden herşeyi özetleyen bir cümle dökülür insanın ağzından..Çarpıcı bir şekilde işin manası o cümleyle çıkar ortaya ve düşündürür okuyanı.

  Ben de böyleyim işte.Kısa cümlelere büyük düşünceler sığdırmayı seviyorum ve birden aklıma gelen ama altında derin bir geçmiş olan cümlelerim fışkırıyor kalemimden.

 Bunlara Sevilin Aforizmaları ismini koymayı uygun gördüm ve bugün burada yazdığım özdeyişlerimin hepsi bana ait olup , daha önce yazdıklarımdan derleme hazırladım siz değerli okuyucularıma.









"Sıkıştığın her nokta,gelişmen için gereken püf noktadır."

" Ne olmak istiyorsun? Bence bunun sınırı yok.Müzik ol, rüzgar ol,renk ol,çocuk ol ve var ol."

" Yaşadıklarım tercihlerimdi, tercihlerime rağmen başıma gelenler ise kaderimdi."

" Yağmurun yağışını duyumsa,yaprağın kıpırdanışını gör, karıncanın yaşama gücünü farket. Hepsi sana devam etmen gerektiğini fısıldıyor."

" O kadar kendine alışmışsındır ki; artık kendinin bile farkında olmazsın."

" İnsana yapılabilecek en büyük işkence zihninden gelir, tüm cehennem orada saklıdır ve sana pusu kurmuştur.

" Hiçbir sebepe bağlı olmadan mutlu olduğun gün, olmuşsun demektir."








5 Nisan 2019 Cuma

KÜÇÜK PRENS ( KİTAP TANITIMI)

 

   "Elveda " dedi tilki." Ve işte sırrım: Çok basit.Özde olanı sadece kalp görebilir.Gözler özde olanı göremez"

    Ah benim Küçük Prensim,sarı altın renkli saçlım.Kalbiyle hisseden,aklıyla çözen,büyüklere dersler veren masum çocuğum.

   Bugün Küçük Prens adlı bu muhteşem kitabı tekrar okudum daha önce defalarca okumuş olsam da.

  Bir çocuğun dünyasından ,insanların hataları,büyüdükleri zaman unuttukları çocuklukları ancak bu kadar güzel ve naif anlatılabilir.

  Yazarı  Antoine De Saint-Exupery. Uçağıyla Sahra Çölü'ne düşen bir pilotun Küçük Prens'le karşılaşması ile başlıyor kitabımız.






  Küçük Prens Asteroid B-612 isimli küçük gezegenin de çok sevdiği gülü,her gün temizlediği 3 yanardağı ve büyümesin diye sık sık söktüğü Boabaplar ile yaşamaktadır. Ve istediği zaman  gün batımını seyretmektedir.

  Bir gün gezegeninden ayrılır ve başka gezegenlere ve son olarakta  Dünya gezegenine gelir.Bu gezegenlerde karşılaştığı büyükleri anlamak bir çocuk için zordur.

  Dünya da ise karşılaştığı pilotla sohbetler eder ve Tilki sayesinde bağ kurmanın önemini öğrenir. 


" Şimdi sen benim için sadece küçük bir çocuksun.Diğer yüzbin oğlan çocuğundan hiçbir farkın yok.Sana ihtiyacım yok.Aynı şekilde,senin de bana ihtiyacın yok.Senin için diğer yüzbin tilkiden biriyim sadece. Ama beni evcilleştirirsen ,birbirimize ihtiyacımız olacak. Sen benim için dünyada tek ve eşsiz olacaksın.Ben de senin için tek ve eşşiz olacağım..."


" İnsanlar nerede?"  diye Küçük Prens devam etti."Çölde kendini biraz yalnız hissediyor insan. "İnsanların içinde de öyle hissedersin " dedi yılan," arada pek bir fark yoktur."


"Büyüklere,pembe tuğlalardan yapılmış güzel bir ev gördüm,pencerelerinin kenarında sardunyalar,çatısında güvercinler vardı" diyecek olsanız,böyle bir evi hayal bile edemezler.Onlara,"Yüzbin frank değerinde bir ev gördüm demeniz gerekir.O zaman"Ah,ne kadar güzel bir ev!"diyeceklerdir..






  Peki ya siz değerli arkadaşlarım,içinizdeki çocuğu en son nerede bıraktınız?Onu en son nerede gördünüz hatırlıyor musunuz? 

  Bu kitabı okumanız konusunda ısrarlı olacağım, belki hep birlikte  çocuk olmayı tekrar hatırlayalım diye  :))

6 Mart 2019 Çarşamba

"G Minor"- (arranged by Luo Ni, Piano Tiles 2) EN SEVDİĞİM




Johann Sebastian Bach 'ın G Minorü benim bu hayatta en sevdiğim klasik eserlerin başında gelir 😊Sizlerle bu sefer müzik paylaşmak istedim🎶🎵
Sevgiler Dostlarım...


bu 

24 Şubat 2019 Pazar

MODA FOTOĞRAFÇILIĞI NEDİR VE PÜF NOKTALARI NELERDİR?


      Hafta sonu Nikon Firmasının Ankara'da  düzenlediği bir seminerdeydim.Toplantı sırasında NİKON marka fotoğraf makineleri ve aksesuarları tanıtıldı, ayrıca yeni çıkan Z6 ve Z7 serisinin özelliklerinden bahsedildi,sunum yapıldı.Olağanüstü güzellerdi bayıldım:))

    Toplantıda farklı alanlarda ilerlemiş fotoğrafçılar kendi dallarında neler yaptıklarını anlattılar.Bunlardan biri de Moda Fotoğrafçılığı/ E Ticaret Fotoğrafçılıgı idi.

   Ben de sizlere biraz bu konudan bahsetmek istedim bugün, epeydir fotoğrafçılık üzerine yazmıyordum ve bu konuda istek çoktu :)




                                    PEKİ NEDİR MODA FOTOĞRAFÇILIĞI ?

Çoğumuz elimize bir moda dergisi alıp karıştırmaktan keyif alıyoruz ya da  kıyafetler ve kombinlerle ilgili internet sitelerine bakıyoruz. Moda fotoğrafının amacı, giysileri  tanıtmak ve satmaktır. Moda fotoğrafçılığı bir reklam ve pazarlama amacıyla yani ticari bir amaçla yapılıyor.

Benim bahsetmemdeki neden ise hem bu işe heveslenen arkadaşlara temel bilgi vermek hem de giyinip kendisini ya da yakınlarını çeken ve sosyal medyada paylaşan birçok kişi için çekim tüyoları sunmak..

1- MODEL ; Bir modelle çalışacaksınız ,bu bir stüdyo ortamı ya da doğal bir ortam olabilir. Belki de model bir arkadaşınız:) Kim olursa olsun modelinizin duruşu,rahat olması çok önemli. Yani modelinizle iletişim kuracak ve onu poza hazırlayacak kişi sizsiniz.

2-ARKA PLAN; Modelinin ve üzerindeki kıyafet ne kadar iyi olursa olsun arka fon ve rengi uyumu çok önemli.



3-IŞIK; Stüdyo ortamında kullanacağız ışık açıları  ya da dış çekimlerde doğal ışık  çok dikkat edeceğiniz bir başka konu.

4-YARATICI OLUN; Modelinizi ve kıyafetleri farklı şekiller ve pozlarda tekrar tekrar çekin.Gerekirse amuda kalkın öyle çekin😊

5-ÜRÜNÜN DOĞRU ÇEKİLMESİ; Yaptığınız iş bir E-Ticaret Fotoğrafçılığı olabilir yani internette kıyafet satan siteler için ürün fotoğrafı çekiyorsunuzdur  ( Örneğin.Trendyol ) . Ya da kendi kıyafetinizi 2. el ürünler satan bir sitede satacaksınız ( Örneğin Dolap uygulaması  ya da Letgo gibi)

   Hangi sebeple olursa olsun kıyafetin renginin, dokusunun,bedeninin doğru çekilmesi çok önemli,böylelikle yanlış bir satış yapılması da engellenmiş olur.




6-MODA İNTERNET SİTELERİ;  Bu konuda araştırma yapmak,moda giyim kuşam fotoğrafları bakmak isterseniz 2 tane internet sitesi önerebilirim..Biri PİNTEREST diğeri BEHANCE.Sadece Moda değil birçok alanda muhteşem fotoğrafları da bu sitelerden araştırabilirsiniz..


Umarım yararlı bilgiler vermişimdir sizlere..Güneşli Mutlu günler dilerim:)



19 Şubat 2019 Salı

YAŞAMAK❤


   ❤
  Bak yine bahar geliyor çiçekler açacak heryerde
  Güneş gösterdi bugün de yüzünü
  Kuşlar cıvıldıyor rüzgar vuruyor yüzüme
  Ah yaşamak evet her anı yaşamak
  Sevmek dünyayı içinde ne varsa
  Olduğu gibi öylesine tüm dogallığıyla
  Düşünmemek takmamak hiçbir şeye
  Nefes almak ve gülümsemek sadece
  Ah kimseler anlamıyor oysa ne değerli yaşamak
  Sarılmak sevmek dans etmek
  Yaşama aşık olmak olabildiğince
  ❤


                                   Sevil Çevirgen













9 Şubat 2019 Cumartesi

MİMLENDİM / HANGİSİNİ TERCİH EDERSİN?



   Canım arkadaşım İncim ( İnciden Notlar ) beni mimlemiş :) Kendisini hiç kıramam hemen yaptım tabii :))

   Şimdi soruları cevaplama sırası ben de;

1. Hangisini tercih edersin?Uçabilme yeteneğinin olmasını mı yoksa su altında nefes alabilmeyi mi?  Neden?

   Çocukluğumdan beri rüyalarımda sık sık uçar gezer ,diyar diyar dolaşırım..O nedenle tercihimi uçmaktan yana kullanıyorum.





2. Hangisini tercih edersin? Sonsuza dek etrafının kitaplarla çevrili olmasını mı yoksa evcil hayvanlarla mı? Neden?

  Her zaman derim ki; beni bir kütüphaneye kapatın, günlerce orada yaşarım.. O nedenle sonsuza kadar kitaplarla çevrili olmaya razıyım ben.
  Elbette ki hayvan dostlarımızla aram çok iyidir ama kendime özel bir kedim ya da köpeğim olsun bana yeter.







 3-  Hangisini tercih edersin ? Büyük ellere sahip olmayı mı yoksa büyük ayaklara mı? Neden?

  Ne ilginç bir soru :) Hiçbirini seçmesek olmuyor mu? Eğer bir seçim yapmam gerekirse büyük ellerim olsun isterdim büyük işler yapabilmek için :)

 4- Hangisini tercih edersin? Geriye kalan hayatının tamamında çay içmeyi mi yoksa kahve içmeyi mi?

  Kahve aşığı bir insan olarak filtre kahve,türk kahvesi her tür kahveyi içerim ama çayı da özlerim:))






 5- Hangisini tercih edersin? Pilav üstü Kuru mu yoksa köfte patates mi? Neden?

  Ya öyle sorular var ki hepsi hepsi diye bağırmak geliyor içimden:) Ben bu soru da tercih kullanamayacağım galiba  .Şu an açım zaten hepsini yemek istiyorum ben yaaa..

 6- Hangisini tercih edersin? Sınırsız döner mi yoksa sınırsız kokoreç mi? Neden?

  Dönerciyim ben ,ille de döner her zaman döner :) Bak bu soruya cevap vermem çok kolay oldu..

 7-  Hangisini tercih edersin? Ölüm saatini bilmeyi mi yoksa nasıl öleceğini bilmeyi mi? Neden?

    Hiçbiri...Ölümden sonraki hayatı merak ediyorum en çok, onu da zamanı gelince öğreneceğim nasılsa..En çok istediğim şey yaşamak ve her anın tadını çıkarmak..

  8- Hangisini tercih edersin? 500 yıl gelecekte yaşamayı mı yoksa 500 yıl geçmişte yaşamayı mı? Neden?

   Dünyanın 500 yıl önceki halini biliyorum da 500 yıl sonraki halini bilmiyorum ve merakta ediyorum..Uzay üssü ve ileri bir teknoloji mi yoksa sıfırlayıp en başa mı dönmüş olurdu gelecekte..Bu nedenle geleceğe gitmeyi çok isterdim gerçekten.



 9- Hangisini tercih edersin?Her yıl yenilenen tek seferlik bir uluslararası bir uçuş bileti mi yoksa yurt için de geçerli sınırsız uçak bileti mi? Neden?

  Yurt için de gideceğim yerlere araba,otobüs ya da trenle giderim ,.O nedenle uluslararası bilet isterim yılda 1 kere de olsa..Gitmek istediğim çok ülke var Hindistan İngiltere...

 10- Hangisini tercih edersin? Daha çok dinlemeyi mi yoksa daha çok konuşmayı mı? Neden?

  Bugüne kadar o kadar çok insanı dinledim ve anlamaya çalıştım ki artık konuşmak daha da çok konuşmak istiyorum, sıra bende.


Peki mim sırası kimde şimdi? Kimler yaptı pek bilemiyorum aslında;

✔Yeşillenirim Blog Ahmet Aşkın
✔Daha Mutluyuz Yurdagül Çelik
✔Camdan Düşler Aslı Ergüven
Ve yapmak isteyen herkes