17 Ocak 2018 Çarşamba

DOĞA FOTOĞRAFLARI ÇEKMENİN PÜF NOKTALARI NELERDİR?




   Doğayı keşfederken, gördüğümüz yerleri fotoğraflamak ve unutulmaz görüntüler elde etmek hepimizin arzusudur.

   Fotoğrafa yeni başlayan, fotoğrafı ve doğayı sevenler için, manzara fotoğrafı çekmenin püf noktaları nelerdir peki?

1-Derinlik ve perspektife önem verin.

2- Işığı iyi kullanmak çok önemlidir. Güneş doğarken ve batarken çeşitli denemeler yapabilirsiniz.

3- Yanınıza Tripod alın, makinenizin sabit durmasına yardımcı olur.Az ışıkta,makinedeki ISO değerini artırmak yerine tripod kullanabilirsiniz.

4-Doğru objektif kullanmak işinizi kolaylaştırır.Daha doğru fotoğraflar çekmenizi sağlar.Özellikle geniş açılı objektif kullanmanızı tavsiye ederim.( 16-20 mm ve 20-35 mm)



5-Polarize filtre takarsanız gökyüzünün daha mavi çıkmasını sağlayabilirsiniz. UV( ultraviyole) filtre ise objektifinizi koruyacaktır.

6-Her tür hava koşulunda ve farklı doğa ortamlarında çekimler yapın.



7-Herkesin çektiği ve baktığı açıdan çekmeyin.Değişik açılar yakalamaya çalışın. Denizler,  göller, ormanlar, ağaçlar, dağlar, kışın kar fotoğrafları gibi pek çok konu  ilginizi çekebilir. Sert hava koşullarına ya da aşırı sıcağa ,rüzgara,sise karşı da tedbirli olmayı da unutmayın tabii ki...

8-Fotoğraf çekiyorsanız " Altın Kural" hakkında bilginiz olmalı. 1/3 Kuralı yani...Çektiğiniz alanı yatay ve dikey olarak 3 eşit parçaya böldüğünüzü var sayalım. Bu çizgilerin kesiştiği nokta ilgi odağınızdır. Bu durum fotoğrafınıza derinlik ve daha iyi bir kompozisyon imkanı verir. Ama bir şey itiraf edeyim.Ben bu kuralı biliyor ama pek uygulamıyorum açıkçası..Hissettiğimi çekiyorum daha çok :)








     Siz de doğayı seviyorsanız ve gördüğünüz, gezdiğiniz güzellikleri ,manzaraları görüntülemek ve insanlarla paylaşmak istiyorsanız, bol bol çekim yapmanızı öneririm.. Sevgiyle... Düşle...


   

12 Ocak 2018 Cuma

MASUM VE MİNİK ARKADAŞLARIM


   Her sabah uyandığımda, onları özleyerek yataktan kalkıyorum. Merak ediyorum ne yapıyorlar diye..
   Kimden mi bahsediyorum?. Mahallemizdeki hayvan  dostlarımızdan..
   Bizim evin bir alt sokağında, marketin karşısında oldukça büyük boş bir arazi var .Büyük bir kaç köpek yaşardı orada. Takii geçenlerde 9 tane yavru doğana kadar.
   İlk gördüğümde  nasıl şaşırdım nasıl sevindim anlatamam.Yumuk yumuk küçücükler.Çokkk minikler.Birbirlerine sarılıp uyuyorlar.Her  sabah oğlumu okula bıraktıktan sonra onları görmeye gidiyorum.Yemek götürüyorum. Malum kışın hava soğuk oluyor ve onlar  çok bebekler ve karınları aç..

Nasıl güzeller anlatamam. Küçük bir kulübede yaşıyorlar. Mahallemizin insanları kulübeyi tamir etti, etrafını soğuğa karşı muşamba ve kartonla kapattı. Anne babaları yanlarında duruyor her zaman  ama bunlar öyle sıcaklar ki .Ne zaman yemek götürsem hemen beni öpmeye, sarılmaya çalışıyorlar. Kucağıma almamı istiyorlar. Kendilerini sevdiriyorlar.Geçen sabah 9 u birden arabama binmeye çalıştı, gerçekten ne yapacağımı şaşırdım. Küçücük patileriyle arabaya tırmanmaya çalışmaları gerçekten komikti..
İşin enteresan  yanı kuşlarla birlikte yaşıyorlar. Ne kuşlar onlardan kaçıyor ne de yavru köpekler kuşları ürkütüyor. Kuşlar yavru köpeklerin kafasına konuyor birlikte oyun oynuyorlar. Belgesel film gibi valla😊
  Tabii kuşları da unutmuyorum onları da çok  severim. Onların  da yemekleri, buğdayları  ve ekmekleri de her sabah ayrı bir poşette hazır.
   Bu arada oğlum da hayvanları çok sever. Onu da okul çıkışı aldığımda zaman zaman hayvan dostlarımızın ziyaretine götürüyorum . Çok mutlu oluyor..   Gerçekten de son zamanlarda bu masum güzellikleri görmek, sevmek, doyurmak bana ,bize çok iyi geldi. Umarım kış döneminden sağlıklı bir şekilde çıkacaklar ve büyüyecekler güzel bir şekilde...

                                                               Sevgiyle...Düşle...

 

3 Ocak 2018 Çarşamba

YİNE YENİ AFORİZMALAR

                                 


                                                   Selam  Arkadaşlar

Nihayet klavyem,ekranım,beynim ve kalbim bir aradayız..Yazmayınca yazmayı çok özlüyorum.Ve sizlerle paylaşmayı da..Aralık ayım bedensel ve zihinsel olarak çok yoğundu.İşler,güçler,evim,eşim,oğlum,ailem ve dostlarla meşgulken birden durdum ve sen neredesin diye sordum kendi kendime?Kendime yabancılaşmak hiç istemem,çünkü insana en büyük dost yine kendidir bilirim..

Kendimi çokça dinlediğim bir dönem geçirmiş oldum böylelikle.Eski yılı gönderirken,eskimiş kalıplarımı,korkularımı  da göndermeye çalıştım.Yeni yılı yeni ve olumlu duygularla karşılamak istedim.Evde yeni düzenlemeler yaparken kendimi ve ilişkilerimi de  gözden geçirdim

Çıkardığım genel sonuç şudur ki; akışında kalabilmek ve gerçekten ama gerçekten sevebilmek,sevgiyle yorumlamak birçok şeyin ilacı ve formülü kanımca 😊

Bu içsel dönüşlerimde bir çok cümle süzülüyor kalbimden,beynimden,gözlerimden ve kalemimden..
Daha önce 1. sini yayımladığım Aforizmalarımın bugün de 2. bölümünü genel istek üzerine paylaşmak istedim sizlerle..


  • "Ya bazen kendini bulabilmek için hiç bir şey yapmaman gerekiyorsa...Öylece durmak ve rüzgara bırakmaksa yüzünü,gözlerini ve gülümsemekse tek yapman gereken...

  • "İnsanlar ya kendilerini övüyorlar ya da başkalarını şikayet ediyorlar...Artık egolardan arınıp birbirimizi sevsek diyorum..."

  • "Anı kavrayamadığında,zihin geçmiş ya da gelecek ile meşgulken, evrende zamansal bir kayma ve sapma olur.Tam da bu sebepten anın kalitesi düşer..."

  • "Sen o cümlede kalırsın, O onun üzerine bir sürü hayat sürer."

  • "Aslında ne yaşadığın önemli olmuyor,nasıl hissettiğin önemli bence ve nasıl bir tavır takındığın.."
  • "Önce bilgi ile tanışırsın ,sonra o bilginin esiri olursun. Olma! Bilginin de akıp gitmesine izin ver.."

  • "Birilerine ilham olabilmek için sadece kendin olmalısın.


Sevgiyle....Düşle.....

2 Aralık 2017 Cumartesi

PORTRE FOTOĞRAFI ÇEKMENİN PÜF NOKTALARI


                                                     

                                                            Selam Arkadaşlar
 
        Bir süredir yazamıyordum yoğunluktan,sizlerin yazdıklarınızı okuyabildim ama yazmak için gereken enerji ve zamanı oluşturamadım açıkçası.

       Üstelikte fotoğrafla ilgili bir yazı yazmayı çok istiyordum,sizlerden yoğun bir istek gelmişti bu konuda.Genel istek üzerine Portre Fotoğrafçılığı hakkında bildiklerimi yazmaya nihayet karar vererek klavyenin başına geçtim...

      Evet, fotoğraf çekenlerin ilgisini çeken konulardan biri de iyi bir Portre Fotoğrafı nasıl olur? Nasıl
çekilir? Nelere dikkat edilir?

  • Portre için bir modeliniz olmalı öncelikle. Eğer tanımadığınız birini çekiyorsanız,çekim için izin almalı hatta bir süre iletişim kurup sohbet etmelisiniz.Böylece modeliniz de rahatlar ve sizin istediğiniz pozları verebilir.Önemli bir konuda,modelinizin gözlerine odaklanmalı ve netlemeyi gözlere yapmalısınız.Gözler netse fotoğrafınız nettir.. 

  • Işık kullanımı önemlidir.Ben doğal ışık sevenlerdenim.Modelin yüzüne düşen ışık, gölge yapmamalı,sert olmamalıdır (siz öyle bir ifade istemiyorsanız tabii )Yumuşak bir ışık ayarlanmalıdır. Stüdyo ortamında çekim yapıyorsanız ışık geçişlerine çok dikkat etmelisiniz.Farklı açılar ve ışıklarda denemeler yapmanızı öneririm.

  • Önemli bir konu da doğru ekipmanı kullanmaktır.Doğru Lens çok önemlidir.Portre çekimlerinde modelin arkasında kalan görüntüleri yani arka planı bulanık yapmak,flulaştırmak gerekir.Böylelikle tüm dikkat modeliniz ve yüzündeki ifade de olacaktır.Benim önerim standart 50 mm lenstir ,herkeste bulunur. Ve diyafram açık olmalıdır (mesela 1.8 gibi )  ,böylece arka plan flulaşır.İmkanınız varsa 85mm lens harika olacaktır.Geniş açılı objektifler kullanmanızı hiç önermem bu arada :)

  • Modelinizle çalışırken ne tür bir mesaj vermek istiyorsunuz? Yani fotoğrafınız neyi anlatıyor?Buna uygun kıyafet,makyaj,ortam ve objeler seçmeliniz ve mekan seçimi de bir o kadar önemli.Herşey  bir bütün olmalı ve doğru konsepti oluşturmalı.

  • Modelinizle baktığı yön arasında bir miktar boşluk bırakmanız derinlik duygusu verir ve fotoğrafı dengeler.Ama bu her zaman şart değildir.Bazı portreler direkt objektife yani bize doğru bakar ve delici bir etki bırakır bazen de.Seçim sizin tabii ki :)


Bu fotoğrafı yıllar önce çekmiştim bir fotoğraf gezisinde.Fotoğraftaki bu amca bir kahvede oturuyordu.Tanımıyordum kendisini.Ama bakışları ve duruşu dikkatimi çekmişti.Kendisiyle sohbet edip tanıştım ve fotoğrafını çekmek için izin istedim.Ve bir çok farklı açıdan doğal ışıkta,pencere kenarında çekimler yaptım.Bu fotoğrafın da böyle bir hikayesi var işte :)


Genel olarak Portre fotoğrafları hakkında bildiklerim,aktarmak istediklerim bunlar.Aşırı bilgi ile çokta kafanızı bulandırmayın bence.Teknik ve temel şeyleri bildikten sonra birazda hayal gücünüzü ve yaratıcılığınızı kullanın derim ben..


Sevgiyle...Düşle....












      



         



















5 Kasım 2017 Pazar

AFORİZMALARIM



      Yaşamın içinde yoğurulurken, mana arayışı hiç bitmezken, onca yaşanmışlıkla birden birkaç cümle dökülüverir dışarı. Aslında deneyim,acı ya da duygu çok şiddetlidir ama nedense tek bir cümle her şeyi anlatmaya yeter.Giriş gelişme sonuçta son kısım gibi.Ya da" hamdım piştim yandım " ın finali gibi ,en nihayetinde gelinen son nokta...

     Dünya yorar bazen bizi ,bazen aldanırız ve kül olduğumuz anlarda yeniden doğmaktan başka çaremiz yoktur.

     Benim de yıllardır tuttuğum notlar,yazdığım cümleler yığınından seçtiklerim var öyle bir anda dökülen kaleme , sizlerle paylaşmak istediğim Aforizmalarım bunlar ;


    "İnsana yapılabilecek en büyük işkence zihninden gelir, tüm cehennem orada saklıdır ve sana pusu kurmuştur..."

    "Hani bazen huzurdan sıkılırsın, her şey  ne kadar sakin dersin ya ;  Hiç şikayet etme!Öyle bir şey olur ki bir anda bozulur huzurun,arar durursun o hallerini..."

    "Hiçbir sebebe bağlı olmadan mutlu olduğun gün, olmuşsun demektir..."

    "Şu an içinde bulunduğun durumun sebebi herkestir ve buna izin verdiğin için de asıl sorumlu sensindir..."

    "Geçmiş yeni bir gelecek yaratmalı, yoksa yine geçmiş olarak kalır..."

    "İnsan olmak belki de insan olamayanlara karşı bir başkaldırıdır..."

    "Kendimizde sağlayamadığımız huzuru,başkalarında aramaktır tek derdimiz.Oysa kendimizden başka adres yok gideceğimiz..."

                                                                                                     Devam Edecek :)



27 Ekim 2017 Cuma

BLOGUMUN TAKİPÇİ LİSTESİNDEKİ "ERROR" YAZISININ ANLAMI NE?





                                                             Arkadaşlar Merhaba  

2 gündür blogumda bir problem var.Ana sayfaya girdiğimde  Takipçi Listemin görünmediğini farkettim.

Sadece "Google 502.That's an Error " yazısıyla karşılaşıyorum.Ne yaptıysam değiştiremedim.
Virüs mü girdi ya da ne bileyim hacklendim mi acaba :) Komplo teorileri üretmeye bayılıyorum her zamanki gibi..

Görünürde başka problem yok .Yorumlarınızı okuyabiliyorum mesela.Siz benim bloğuma girdiğinizde nasıl görünüyor, takipçi listesi  var mı?Varsa ne yazıyor?

Bu konu hakkında bilgisi olan ya da nasıl düzeltebileceğimi bileniniz varsa çok sevinirim.

Sevgiyle kalın...
            

15 Ekim 2017 Pazar

İYİ FOTOĞRAFLAR ÇEKMEK İÇİN BU KİTABI OKUYUN


Sizlere Fotoğrafçılıkla ilgili bir kitabı tavsiye etmek istiyorum.Çok soru geliyor bana.Nasıl daha iyi fotoğraf çekeriz ? diye...

Benim fikrimi soracak olursanız iyi fotoğraf için bolca çekim yapmak, sıkça başka fotoğrafları izlemek ve yayın takip etmek işin püf noktaları.

Zaman zaman kitap okumak da biz fotoğrafçılar için çok faydalı oluyor.Bu sıralar elime yeni geçen bir kitap bu.



Kitabın adı başlıktan da anlaşılacağı gibi ;"İYİ FOTOĞRAFLAR ÇEKMEK İÇİN BU KİTABI OKUYUN"
Kitabın tanıtım yazısı ise şöyle;

"Ürkütücü grafikler yok. Karmaşık diyagramlar yok. Fotoğraf kulübü jargonları yok. İyi fotoğraflar çekmek için bu kitabı okuyun, kompozisyonun, pozlamanın, ışığın, objektiflerin ve en önemlisi, görme sanatının temellerini, kafa karıştırıcı bir sürü teknik açıklama olmadan öğretiyor.

DSLR, kompakt ya da köprü fotoğraf makineleri kullanıcıları için ideal olan bu kitap, fotoğrafçılığınızı geliştirmeye yönelik pratik ipuçları sağlarken, usta fotoğrafçılardan sunduğu ikonik görüntülerle de ilham veriyor.

Kitaptaki 50 usta fotoğrafçıdan bazıları:
Henri Cartier-Bresson; Martin Parr; Sabastião Salgado; Nadav Kander Daido Moriyama; Elaine Constantine; Ansel Adams; Guy Bourdin; Dorothea Lange; Bill Brandt”

 Tavsiye ediyorum kesinlikle.Rahat okuyabileceğiniz,faydalı bir kitap olduğunu düşünüyorum.
 Hepinize ,güzel enstantenelerle dolu, harika ve unutulmaz fotoğraf kareleri biriktirdiğiniz günler diliyorum.
                                                    Sevgiyle....Düşle...