İçimle konuştum bugün,kalbimle...Sıkılmış,durgun hatta biraz ciddi görünüyordu.Hayatı çok ciddiye alan,sorumlulukları altında bezmiş bir ebeveyn oturuyordu kalbimin koltuğunda.Teni solgundu sanki,gözleri yorgun ve uykusuz bakıyordu.


Yine de dertleşmek istedi benimle,şöyle karşılıklı bir kahve içmek.

Konuşurken sordum ona; ”O küçük kız nerede,hani sevimli,tatlı,neşeli,hoplayan zıplayan,ağaçların dallarından dut toplayan o çocuk vardı ya ne oldu ona diye?”


Düşündüm sonra,yaşım nedeniyle içimdeki çocuk bir yerlerde duruyor hatta uyuyor muydu acaba?En son ne zaman çocukca şeyler yaptığımı hatırlamaya çalıştım.Dolu dolu kahkaya atmayı,şımarmayı,koşmayı,salıncağa binmeyi,takla atmayı özlediğimi hem de çok özlediğimi fark ettim birden.


“Hadi kalk koltuğundan dedim yetişkin olan halime ,gidiyoruz o küçük çocuğu bulmaya,çocuksu şeyler yapmaya.”Sevindi sanki gözlerinin içi parladı.


Hem Mart ayına da giriyoruz,bahar geliyor,doğa canlanıyor,ağaçlar yeşeriyor,çiçekler filizleniyordu.Salgındı,evde kalmaktı derken durağanlaşmış ruhlarımız da baharla beraber yeniden yeşerebilirdi bu durumda.


Uyuyan küçük kızı uyandırdık sonra, üstü başı biraz tozlanmış gibiydi ama olsun.Hemen uyandı ve gülümsedi,sanki oyun oynamaya hazır bir hali vardı.

Sonra koşarak oğlumun yanına geldik. “Hadi yatağın üstüne çıkıp hoplayalım beraber dedik.Şaşırdı önce ama sonra hemen uyum sağladı ve benimle beraber elele tutuşup yatakta zıplamaya,yastık fırlatmaya başladı.Böyle anlarda istemsizce bir kahkaha atıyor insan,sanıyorum mutluluk hormonu devreye giriyor hemen.


Hızımızı alamayıp dans faslına geçtik,içimdeki çocuk uyanmış durmak bilmiyor,oğlumsa halinden memnun benimle müziğe uyum sağlamış dans ediyordu.


Çikolata yeme yarışması ve dondurma yeme yarışması  yaptık sonra,en hızlı kim yiyecek diye,ardından sessiz sinema oyunu,isim eşya oyunu oynadık.İçimdeki çocuk uyanmış hiçbir yere gitmeyi düşünmüyor,hatta gece yatıya kalacak gibi görünüyordu.Ama bu yeni durum o kadar iyi geldi ki anlatamam size.






“Oh be dünya varmış ne kadar da yorulmuşum ciddiyetten, haberlerden,koşturmaktan,yetiştirilecek işlerden.” dedim kendi kendime.


Ardından  içimdeki çocuğu memnun etmek için başka neler yapabilirim diye düşündüm,sonra oğluma sordum ne de olsa o bir çocuk.Hatta inanmazsınız Google’a bile sordum.Benim gibi başka soranlarda olmuş anlaşılan.Uzunca bir liste vardı karşımda...Mesela;


Sürekli gülmek,anlamsız sorular sormak,küsmek,bir kavanoz şokella yemek,ağaçlara tırmanmak,kardan adam yapmak,nefes tutma yarışması yapmak,gece boş bir parkın salıncağında sallanmak,yüzme bildiği halde simitle denize girmek,çizgi film seyretmek,yüksek sesle şarkı söylemek,gece yarısı mutfaktan gizlice abur cubur atıştırmak...


Liste uzayıp gidiyor böyle.Aslında sadece çocukken neler yaptığımızı hatırlasak ya da kendi çocuğumuzu gözlemlesek bile buluruz çoğu şeyi.


Arada ciddileşen ruh halimizi,içimizde saklanan çocukla bir şeyler yaparak dengelesek ne kaybederiz sanki,çocuğumuza da bize de iyi gelir bir tutam neşe.


Siz en son ne zaman çocukca şeyler yaptınız?




 Not; Bu yazımı "annebebek" dergisi Mart sayısında yazmıştım,oradan da okuyabilirsiniz.Yaklaşık 1 yıldır dergi yazarlığı da yapıyorum..

"annebebek" dergisini "dergilik,dMags ve dijital basın" dan dergiyi indirebilirsiniz.

24 Yorumlar

  1. bence içimizden ne zaman çocukça şeyler yapmak gelirse yapmalıyız :) çok güzel bir yazıydı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aynen katılıyorum sana canım :) ne zaman içimizden geliyorsa o zaman yapmalıyız..
      teşekkür ederim beğenmene çoksevindim :)

      Sil
  2. Harikasınız:-)) Eminim oğlunuz sizden daha çok sevinmiştir bu duruma:-) Bir içecek reklamı vardı; "saçmalamaktan korkma" diye. Bunlar aslında saçmalamak değil zaman zaman içinizde çocuğu uyandırmak sanırım:-) Çok keyif aldım okurken ama ben kendi ile konuşmayı beceremeyenlerdenim.-) O yüzden en son ne zaman çocukça şeyler yaptığımı hatırlamıyorum.. Kaleminize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler :) Beğenmenize çok sevindim..
      Evet oğlum bu durumdan çok keyif aldı tabii.
      Aynen,bu durum içimizdeki çocuğu uyandırmak sanırım.
      Belki sizin çocukluğunuzda bir yerlede sizi bekliyordur :)

      Sil
  3. Yazdıklarınızla dahi çocuk olmanın o eşsiz hissi geçiyor insana. Coşku mu desem, masumiyet mi?.. Bilmiyorum. Sadece... Çocukluk eşsiz bir dönem değil mi? Bulabildiğim tek kelime cidden eşsiz :) Yoksa bu güzel yazının verdiği hisleri uzun uzun anlatabilirim. Çok sevdim yazınızı. İnsanı uyandıran bir yazı olmuş çünkü :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmene gerçekten çok sevindim :)
      Çocuk olmanın o eşsiz hissi ,masumiyeti bambaşka haklısın.
      Eşsiz bir dönem çocukluk,keşke hiç büyümeseydik dediğimiz..
      Çok teşekkür ederim:)

      Sil

  4. Kuzumun rüzgarına kapılıp ben de yapıyorum çocukca şeyler.😇🙃 Uçak oluyorum, şebek oluyorum, arabacılık oynuyoruz, nefes tutuyoruz, evi dağıtıyoruz, poğaça yapıyoruz, o bisiklet sürerken ben arkasında seğirtiyorum. Yapacağı etkinliklerin baş tedarikçisiyim.
    Bazen bizim yatağa yatıya geliyor. Böyle şeyler işte Sevilciğim... İyi ki varlar, sağlık, neşe, enerji kaynağımız onlar.🙏 Öpüyorum seni çocuğunu ve çocukluğunu 😍🌺🧿😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok tatlısın Sibelciğim :) Neler neler yapmışsınız yavrunla ,ne kadar hoş:) Annelik ebeveynlik bunu gerektirir değil mi :)
      Haklısın iyi ki varlar çok şükür...
      Çok teşekkür ederim canım ben de seni ve çocuğunu öpüyorum:)

      Sil
  5. yağmurdan sonra oluşan su birikintisinin yanından geçmek yerine foşur foşur içinden yürümek, çoraplar ıslanacak büyük ihtimalle ama küçük bi eğlence olacak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah bu çok güzel bir aktivite :))
      Oğlumun en sevdiği şey bu dediğin sürekli su birikintilerinin içinde zıplar hoplar :)
      Çoraplar ıslanmazsa olmaz tabii...

      Sil
  6. Bence insanın içindeki çocuk hiç ölmüyor. Sadece ilgilenmeyince küsüp beklemeye başlıyor. Unutmamak lazım. Bize iyi gelir. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen küsüp gidiyor bir köşeye kıvrılıyor:) Sonra da bizim dürtmemizi bekliyor.
      Haklısınız unutmamak lazım.

      Sil
  7. bazen içimizdeki çocuğu uyandırmakta fayda var, çünkü küsebilir onu unuttuğumuzu zannedip, benim içimdeki ancak oğlum sayesinde uyanıyor, O da artık çocuk olmamasına rağmen birlikte eğlenebiliyorlar :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. haklısınız uyandırmazsak küsüyor konuşmuyor :)
      değil mi çocuklarımız bu konuda çok yardımcı oluyorlar bizlere :)

      Sil
  8. ha haaa çok tatlıııı :) ben de hala bebeklerimle oyuncaklarımla oynuyom konuşuyom onlarla zateensii :)

    YanıtlaSil
  9. :)) ne güzel deepcim hala bebeklerinle oynaman:)
    instagramda görüyorum bebeklerinle oyuncaklarınııı:)

    YanıtlaSil
  10. İçimizdeki çocukları öldürmeyelim her zaman bir çocuk yanımız olmalı güzel umut verici bir yazı teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet haklısınız çocuk yanımız hep kalmalı...Teşekkür ederim beğenmenize sevindim :)

      Sil
  11. İçimizdeki çocuk hep yaşasın! :)

    YanıtlaSil
  12. Keşke tanıştığımız her yeni insanın gözlerinde onun çocukluğunu da görebilsek. Böylece ona zarar vermek aklımıza dahi gelmeyecek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Karşımızdaki insanı en saf en çocuksu haliyle görebilmek harika olurdu evet..

      Sil
  13. Ben başka bir alemdeyim diyen bir güzel bir yazı..annebebek degisinde 1 yıldır yazmanızda iyimiş,tebrik ederim.. 😊✔

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) saolun başka alemler insana iyi geliyor sanırım..
      Teşekkür ederim evet dergide yazmayı çok seviyorum..

      Sil