DİJİTAL VİCDAN/ PAYLAŞTIK RAHATLADIK UNUTTUK
2025 yılının kelimesi TDK oylarıyla "Dijital Vicdan" seçildi. Bence çok yerinde bir kelime olmuş.
Bu kavram beni de epeydir düşündürüyordu ve rahatsız ediyordu.
Şöyle ki; Bir olay oluyor.
Hepimiz üzülüyoruz. Öfkeleniyoruz.
Sonra telefonumuza sarılıyoruz.
Bir cümle yazıyoruz.
Bir story paylaşıyoruz.
Bir hashtag ekliyoruz.
Ve bitiyor.
Bugün buna “dijital vicdan” deniyor işte.
Ama bu, vicdanın kendisi değil bence vicdanın hızlı tüketilen bir versiyonu.
Gerçek vicdan rahatsız eder.
Sürekli içimizdedir.
Davranışı değiştirir.
Dijital vicdan ise o anlık rahatlatıyor sadece hatta ben görevimi yaptım tepkimi gösterdim hissi veriyor.
Ve sonra herkes hayatına devam ediyor.
Paylaşmak kötü değil tabii ki.
Sessiz kalmak da iyi değil elbette.
Ama mesele şu:
Paylaşım, eylemin yerine geçtiğinde vicdan sadece sergilenmiş oluyor bence.
Bugün birçok acı, sosyal medyada görünür oluyor.
Ama gerçek hayatta karşılığı olmuyor.
Belki de sormamız gereken soru şu:
Bu paylaşımdan sonra benim hayatımda ne değişti?
Eğer cevap “hiçbir şey” ise orada vicdan değil, sadece dijital bir yankı var.
Diyeceksiniz ki bazen bu toplu paylaşımlar tepkisel olarak işe yarıyor, kabul ediyorum evet gerekli olduğu yerler var ama benim söylemek istediğim her olayı her acıyı her kutlamayı storiye koyup işi bitirmek...
Ve hatta paylaşım yapmayanları linçlemek.
İşin en ilginç kısımlarından biri de bu, vicdanını rahatlatmak ve hatta başkasını yargılamak.
O nedenle dijital olmayan gerçek vicdani duygulara ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.
Siz ne düşünüyorsunuz?



35 Yorumlar
Güzel tespit
YanıtlaSilVicdan, dijitalde değil hayatta olmalı.
Sana katılıyorum.
Evet canım🙏 Çok teşekkürler yorumun için.
Silmaalesef çok doğru bir tespit, daha kötüsü ise insanların paylaşım yapıp yapmamaları üzerinden duyarlılıklarını ölçüyor olmamız.
YanıtlaSilevet maalesef o da var, paylaşım yapmayan duyarlı değil damgasını yiyor...
SilBen de katılıyorum düşüncelerinize.
YanıtlaSilİnsanların her şeyi paylaşımdan ibaret. Hatta sırf bir şeyler paylaşabileyim diye yaşamaya başladılar sanki. Bu hâli çok sağlıksız buluyorum. Bundan nezaman bıkar da normale döner insanlar diye bekliyorum. Bu hareketler bir hevesten ibaret olsa da artık gerçekleri görebilsek.
Evet değil mi sadece paylaşmak için saatlerce klavyenin başında oturan insanlar var...Tabii ki çok sağlıksız. Umarım normale dönebiliriz ya da bu durum yeni normalimiz olur.
SilÇok haklısın. İnsanlar çoğu şeyi göstermelik yapar oldu artık. Sırf gündem vs muhabbetinden bıktığım için sosyal medyadan da uzaklaştım. Çağımızın sorunu her şeyi görüp bir şey yapamamak bence. Eski zaman insanlarına özeniyorum.
YanıtlaSilEvet Duygucum, göstermelik yapan da var bir amaç uğruna yapan da. Bazen ben de kendime sosyal medyadan uzak zamanlar ve izinler veriyorum...Eskiden her şey ne kadar farklıydı...
SilSevgili Sevil öncelikle söylediklerine katılıyorum kendi adıma şöyle de düşünüyorum hicbirsey yapamasamda en azından paylasmaliyim artık o hale geldik ki insanlar paylaşmaktan bile hatta paylaşılanlara beğeni vermekten bile korkar oldular artık bir korku Cumhuriyeti hakim ulkemizde durum böyle olunca da paylaşabilmek ve fikrinde onaylamakta oldukça önemli ve de gerekli bu da bir sosyal tepki
YanıtlaSilHayalci cüce kitabindan haberim yoktu alıp okumak beni mutlu edecek
Keyifle sini takip ediyorum
Sevgiyle kal bu
Bu arada ben Hülya Gökgöl
SilMerhaba Hülyacım öncelikle yazımı okuduğun için ve yorumun için teşekkür ederim. O dediğin tabii ki işin diğer boyutu, tepki gösterilecek bir arada olunacak bir mecra isteği elbette. Değdiği dokunduğu durumlar oluyor tabii ki de...Dijital vicdan ise paylaşıp unutma hali gibi biraz da.
SilHayalci Cüce benim 2. kitabım ve masal kitabı 6-12 yaş çocukları için, kitapyurdundan temin edilebiliyor:))
Çok teşekkürler Sevgiler canım:)
Vicdanın -mış gibi halı diyorum ben buna, bence de senenin kelimesi buydu. Kendimi de ayırt etmeden diyorum ki hepimiz bu yanılgının içindeyiz. Silkelenip kendimize gelebiliriz umarım.
YanıtlaSilmış hali çok haklısınız...Bir yanılgıdayız gerçekten de keşke silkelensek uyansak...
SilTeşekkürler yazınız için, kaç zamandır aklımı kurcalayan bir kavramdan bahsetmişsiniz, adını koyamadigim, tarif edemediğim ve rahatsız olduğum bir kavram, dijital vicdan...
YanıtlaSilRica ederim Şeref Bey, bu senenin sonuna kadar benim de adlandıramadığım bir kelime idi ta ki TDK da yılın kelimesi seçilene kadar...
Silİnternette vicdanlı gibi gözüken ama gerçek hayatta vicdansız birini tanıyorum. İnternette vicdanlı olmak da bir şey ifa de etmiyor gerçek hayatta karşılığı yoksa vicdanlı gözüken insanlar bana yalan gibi geliyor.
YanıtlaSilHaklısınız demek istediğim biraz da buydu, hayatımızla paylaştıklarımız örtüşmediği sürece bu paylaşımların da anlamı yok, bana da samimi gelmiyor...
SilYazdıklarında çok haklısın. Ne yazık ki öyle bir döneme denk geldik ki, sosyal medyada arıyoruz yardımı, sesimizi duyurmaya çalışıyoruz😔
YanıtlaSilBen de bir şey olduğu zaman paylaşıyorum, sinirlenince yazıyorum. Paylaşılmadığı zaman tepki gösterilmesine sinir oluyorum, çünkü herkesin kendi tercihi, ister paylaşım yapar, ister yapmaz.
Düşüncelerine katılıyorum canım😊
Evet canım ne yazık ki böyle bir döneme denk geldik...İnsanlar kendilerine seslerini duyuracak bir mecra arıyorlar.
SilPaylaşmamakta paylaşmamakta kişiye kalmış bir tercih tabii ki.
teşekkür ederim Gamzecim yorumun için :))
Gerçek vicdanın davranışı değiştiren bir iç ses olduğunu hatırlatmak çok değerli. Dijital vicdan ise çoğu zaman sadece anlık bir rahatlama sağlıyor ve hayatlarımızda kalıcı bir dönüşüm yaratmıyor. Bu farkı görmek bugünün en büyük çelişkilerinden biri. Harika yazı olmuş. Keşke vicdanı da telefon şarjına takıp %100 doldurabilsek!
YanıtlaSilKesinlikle...Gerçek vicdan harekete geçirir davranışı değiştirir. Dijital vicdan dediğiniz gibi anlık bir rahatlama sağlıyor. Çelişkili duygular içindeyiz çoğumuz :)
SilTeşekkür ederim beğenmenize sevindim, evet keşkee :)
e doğru bir yerlere bağış yapıp nette rahatlıyoruz :)
YanıtlaSiltabii o da var deepcim, bağış yapıp rahatlıyoruz tabiisi de:)
Sildaha kötüsü güncel konu hakkında paylaşım yapmazsan kötü insan etiketidir. maalesef teknoloji çağı bize bunu getirdi ama bir yerlerden yüksek şekilde ses çıkarmamızda gerekiyor kimi sapıklar bu sesler yüzünden tekrar tutuklandı
YanıtlaSiloff o en kötüsü, etiketi linçi yiyip oturuyoruz tanımadığımız bazen de tanıdığımız insanlardan tabii ses çıkaracak mecra da arıyoruz napalım, zor valla...
SilBen bu tabiri haberlere düşünce duydum. Bir video izleyip "çok acı" dedikten üç saniye sonra sıradaki videoya geçtiğimizde, yeni bir duyguya bürünebiliyoruz. Her şey gibi bu da sahte.
YanıtlaSilEvet tam olarak benim de söylemeye çalıştığım buydu, üç saniyelik acıdan sonra başka duyguya geçebilmek, neyin gerçek olduğunu şaşırdık.
SilBu bilgiyi okuduğumda çok isabetli bir karar diye düşünmüştüm hatta üzerine blogda yazı yazılabilir diye aklımdan geçirmiştim. Sen bu yazıyla bu dileğimi adeta yerine getirmişsin konuyu çok da güzel ele almışsın Sevilciğim. Yüreğine, emeğine sağlık🧿. Dijital empatinin, mahremiyete saygının, yapıcı eleştirilerin öncellendiği, internet adabının önemsendiği platformlarda sağlıklı etkileşimler diliyorum.🧿😍💐
YanıtlaSilEvet canım çok isabetli bir karardı bu cümle bence de.
SilKeşke İnternet adabını herkes toplum olarak önemseyebilse ne harika olurdu Sibelciğim🙏 Güzel yorumun için çok teşekkürler 😇
Her şey dijitalleşti duygular ve vicdan bile ileride nasıl bir dünya var olacak endişeliyim
YanıtlaSilDeğil mi her şey dijitalleşti ben de endişeliyim...
Silsosyokültürel veba diyorum ben buna.
YanıtlaSilHarika bir tanımlama olmuş👍
SilÇok haklısın canım, çabuk tüketilen yaşamlar olduk dijitallik hem iyi hem kötü.
YanıtlaSilDeğil mi canım çabucak tüketiyoruz...Dediğin gibi hem iyi hem kötü.
Sil