Bir keresinde "Yazmak mı yoksa fotoğraf çekmek mi seni daha mutlu ediyor?" diye sormuştu bir dostum.

O zamanlar cevap verememiştim bu soruya, bugün hala bunun bir cevabı yok.

Çünkü ikisi de farklı özelliklerini sevdiğim çok yakın iki arkadaş gibiler.

Biri görsel biri düşünsel dünyama dokunuyor ve beni tamamlıyorlar, o nedenle yazı ve fotoğraf dünyasını hiç ayrı düşünemedim ben.

Son dönemlerde çok yorgun bir ruh olarak dolaşıyorum dünyada, yapacak birşey yok hayat böyle, sorumluluklarınız sayıca çoksa bitap düşüyorsunuz.

Ruhumun yorgunluğunu ve aynı zamanda damıtılmış bir bilgeliğe doğru adım adım ilerlidigimi düşündüğüm bu yalnız günlerde elime fotoğraf makinemi alıp kendimi sokaklarda buluyorum en sevdiğim canımla birlikte💜

Ve başlıyorum deklanşöre basmaya, ânı karelemeye, dondurmaya, durdurmaya...

Diyorum; yazamasam da yorgun ruhumla, en azından yorgun parmaklarimla deklanşöre dokunmak hayata dokunmaya eş benim için.

Sizlerle son zamanlarda çektigim fotoğraf karelerimden bazılarını paylaşmak istiyorum.

 Hadi gelin hayatı birlikte durduralım bir an bile olsa🙏

























































4 Yorumlar

  1. Seço bunlar ne kadar tatlı görseller. Fotoğraf çekme konusun da gayette estetik bir gözün var. Bence daha çok fotoğrafla. Burası sahil kenarı mı? Yoksa bir nehir mi? Harikalar gerçekten.

    YanıtlaSil
  2. Güzel fotoğraflar çekmişsiniz. Bakışınıza sağlık. :)
    Göz ne büyük bir nimet bize.
    Ben de yazıyla fotoğrafı hep bir tutarım. Birbirini tamamlıyorlar. Fotoğraflı kitapları da seviyorum.

    YanıtlaSil
  3. Senin çektiğin fotoğraflar çok hoşuma gidiyor😍
    Aşırı güzeller, bayıldımm😊 Hepsi birbirinden güzel, içim açıldı canım😍
    Emeğine sağlık😊
    Bu arada yazının başındaki soruya cevap vermek zor, ben ikisini de çok seviyorum, fotoğrafçılık öğrenmek istiyorum😊

    YanıtlaSil
  4. Bu fotoğraflara hikayeler de yazılır aslında. Bir tanesini yağmurdan sonra çekmişsin galiba. Yerler ıslak ve kimseler yok. Belki de herkes bir yerlere sığınmıştı.

    YanıtlaSil